Arkadan Konuşmak

Arkadan Konuşmak Şiiri

O uzun, o zorlu, ama bizi iyileştirecek acıya doğru yolculuğa çıkarız umuduyla gitmiştim yanlarına bu gün de.. Heyecanlıydım, sabırsızdım, çocukluğun kutsallığından renkler kuşanmıştım üzerime…
Ama yanlarına vardığımda yüzlerinde sanki beni ıssız, karanlık ve balçıktan bir göle itmişler, sonra kurtarmayı çok isteseler de kurtaramamışlar gibi kirli gölgeler ve hak etmedikleri ‘suçlu zevklerin’ çürümüşlüğü vardı… Okumaya devam et “Arkadan Konuşmak”

Bu Şehir Yıkılmayacak

Bu Şehir Yıkılmayacak Şiiri

Ben bir tek sana inanıyorum sevgili. Ve sen de bu şehirde yaşıyorsun. Bu bana yetiyor. Benim bu şehre sonuna dek inanmam için bundan iyi bir neden yok şu an.
Dünyanın en yalnız, en karamsar, içimizdeki o büyük ve o kapanmaz boşluklarıyla yaşayan iki insanıydık biz tanıştığımızda. Birbirimiz için hem en büyük ödül, hem de en büyük cezaydık.
Kimse bizim içimizi görmüyordu. Görmedikleri için dışarıda kalıyor ve nefret edip çekip gidiyordu. Sonra bize duydukları bu nefreti bir yerde öylesine unutup başkasına gidiyorlardı. Sonra bize duydukları bu nefreti hiç olmadık bir yerde unutulmuş bir şekilde buluyor, onu içimizdeki yaraya saplıyorduk. Hiç haberleri olmuyordu. Bizi hatırladıklarında bizden nefret ettiklerini bile unutmuş oluyorlardı çoğu kez. Bizi boşluklarına çekmek istiyorlardı bu kez. Bize geriye cam kırıklarını bırakıyorlardı. Nefes aldıkça içimize batan cam kırıklarını. Oysa nefes almaya tapıyorduk biz; biz ikimiz dünyanın en karamsar yaşama sevdalısıydık. Ama nefes aldıkça, o en çok sevdiğimiz şeyi tekrarladıkça içimiz paramparça oluyordu. Okumaya devam et “Bu Şehir Yıkılmayacak”

Gelde Huzurum Yerine Gelsin

Gelde Huzurum Yerine Gelsin Şiiri

Niye köz üstünde yakarsın bu canı
Benim canım patlıcan mı,demirden mi
Hasret nöbetlerinde perişan ettin beni,
Benim gönlüm teskeresi gelmez kıyamet askeri mi
Gel beraber olsun alınan nefesimiz,
Sensiz boğazıma takılıyor biliyormusun?
Lakin uzaklara gittin be gülüm, Okumaya devam et “Gelde Huzurum Yerine Gelsin”